Tarih tekerrürse Başbuğ susmalı!
Tarihle ilgilenenler bilirler, geçmişte İttihat ve Terakki diye bişe vardı. Hala konuşulan bir konudur. İttihat ve Terakki Partisi Osmanlının son zamanlarında kurulmuş ve her kademesinde, özellikle de orduda kadrolaşmış bir partiydi. Ama yaptığı öyle büyük bir hata vardı ki Osmanlıyı ikiye bölmekle birlikte Atatürk’ün de bu partiden ayrılmasına sebeb oldu; Orduyu siyasete karıştırmak.
Bunun sonucunda neler oldu, ordu ittihatçılar ve olmayanlar olarak ikiye bölündü, savaşlarda başarısızlıklar üstüste geldi ve bu parti kendi çalışmalarının sonuçlarını yine osmanlı yönetimine attı ve hükümeti devirip, bir ihtilalle yönetime geçtiler.
Sonra ne mi oldu, bu parti Osmanlıyı Birinci Dünya savaşına sürükledi ve kaybetti. Sonuç, belki de çökecek olan osmanlı daha çabuk çöktü. Ama konumuz bu değil, konumuz ordunun siyasete karışması ve sonuçları.
Sayın Genel Kurmay Başkanımız Başbuğ bu konuyu iyice ileri götürdü gibi geliyor bana. Yaptığı toplantılarda, konuşmalarda mdevletin geleceği ile ilgili önemli mesajlşar veriyor. Ülkenin savunmasındaki en önemli kurumun başkanı olarak normal gibi görünse de normal değil.
Ordu elbette görüşlerini, alınması gereken önlemleri yönetimle konuacak zaten Milli güvenlik Kurulu bu iş için var. Devletin güvenliğiyle ilgili konuların görüşülmesi için. Ama son zamanlarda bu abartılıyor ve GenelKurmay başkanı odak haline getiriliyor, polemiklere sokuluyor ve Başbuğ da bu durumdan şikayetçi olmadığı gibi son zamanlarda yaptığı iletişim toplantılarıyla işe iyice destek veriyor.
Ama Tarih tekerrürden ibaretse bu gidiş iyi bir gidiş değil. Ordu kendine düşen görevleri anayasa çerçevesinde yapmalı ve siyasete karışmamalı. Eğer toplumla bir iletişim toplantısı yapılacaksa bunu başbakan cumhurbaşkanı bakanlar yapmalı. Zaten ihtiyaçları da var ama başbakan bu toplantıları yapmmadan önce bir iletişim dersi de almalı.
