Oca 312008
 

Okul, sınav ve sonasında gelen tatil… Yaklaşık iki haftadır internete gireiyorum. Bu süre içinde sınavlar sonuçları açıklanı ve iki dersten kaldığımı öğrendim. bu yüzden bu ilk yazımın küfülerle dolu olması ve A.kesen adlı hoaya özellikle hakaretler olması pek anormal sayılmazdı. Ama tüm bunları aştım ve güzel bir şeyden , müzikten bahtmeye karar verim!

Müzik herkes için ayrı bir anlma sahiptir, yani özneldir ama işlev bkımından müziğin etkisi bence herkeste aynıdır. Müzik biim iç dünyamızın yansımasıdır ve tamamlayıcısıdır aynı zamanda. Biz ne hissediyorsak dilediğimi müziğinde onu yansıtması bunu alatır. Biz üzünlüyken mutlu bir şarkı bize mululuk vermez yada tam tersi. (ingilizlerin vice versa dedikleri gibi:D) Continue reading »

Oca 222008
 

Son yazımda cumhuriyetten ve kendini yönetemeyem insanlardan ve bunlarla alakalı olarak da türban sorunundan bahsetmiştim. Tartışmaların iyice yükseldiği bu günler ne tesadüftür ki bir ekonomik krize denk geldi…

Geçenlerde bir televizyon kanalında türban tartışmasının nerden çıktığını, türbanı Türkçeye kimin soktuğunu ve ne anlama geldiğini anlatıyorlardı.

Türbanı türkiyeye getiren kenan evrenmiş ve bone benzeri bir şapkanın adıymış. Türbanı başörtüsünün yerini alsın diye getirmişler. mikrofonu kenan evrene veriyorlar ve yıllarca bizi yöneten o koca insan şu sözleri söylüyor:” Eğer kadınların saçı erkeklere günah olsaydı tanrı kadının saçını yaratmazdı!” Continue reading »

Oca 102008
 

Aza kanaat etmek, çok için aç gözlü olmamak, başkasının malına kötü gözle bakmamak. Bunlar hep iyi erdemler olarak öğretildi. Ve aslında öylede. Bugüne kadar malesef bu tutumların bir hayrını görmedim. Çünkü biz azla yetindikçe bazıları çokla yetinmeyi bilmiyor ve olan bizim haklarımıza oluyor.

Kınıyorum… Ve şu anda bu açgözlülere bildiğim tüm küfürleri ediyorum. Bu kadar zenginin paralarını alınların akıyla kazanmadıklarını hepimiz biliyoruz ve bunu anlayamıyoruz. Bu yüzden de bu azla yetinin palavralarını bu lanet insanların açgözlü düşüncelerinin ve insanları uyutma politikalarının ürünü olduğunu biliyoruz.

Ve şunu da söyleyeyim ki “para para para” diye bağıran napolyon örnek aldığım insandır. Şu lanet dünyada robin hood olamayacağımız malum ama o sizin çürümüş kokuşmuş nefeslerinizi yok etmek için napolyon olmak mümkün.

Oca 092008
 

Bu siteye arama motorlarından binlerce ziyaretçi geldi ama bu cümleyi arayarak geleni ilk defa görüyorum ve görür görmez gülümsedim. Acaba bu sorunun anlamı ne? Bu kişi bu soruyla neyi kastetti? Cinsel cahillik mi yoksa ruhsal bir arayış mı? Birinci şıkkın doğru olmasından çok korkuyorum ülkemiz adına. İnsanlar artık sokaklarda bile çocuk yapmak için ne gerektiğini göstermeli olarak anlatırken, bunu internette arayan insana şaşırıyorum:D Continue reading »

Oca 092008
 

Bu yaz dayımla yaptığımız felsefi tartışmalarda bazı filozoflar hakkında şunu söylemişti. “Onlar gerçekte hastalıklı insanlar, kitaplarında gerçekleri yazmaları beklenemez!” Bu sözler gerçekte benim en sevdiğim filozof için söylenmişti. Ve sıradışı oldukları, diğer insanlardan farklı oldukları doğruydu. Ve aslında sevilmesinin sebebi de bizzat buydu; farklı olması. Continue reading »

Oca 072008
 

Bundan 5 sene evvel dersanede felsefe hocam bana bu soruyu sormuştu? Varlık nedir? O zamanlar matrix filmi modaydı ve herkes matrixin görsel efektlerine kafayı takmışken ben işin felsefe tarafını düşünüyordum ve hocanın sorduğu soruya cevabım şu oldu: ” Varlık diye birşey yoktur, şu anda yaşadığımız herşey rüyadır ve birgün uyandığımızda bu rüya da bitecek. Var olan tekşey insanın ruhudur! Gördüklerimiz, duyduklarımız, hissettiklerimiz hepsi yalan, gerçek değil. Hepsi rüya!” Böyle bir cevabı duymak hocayı biraz şaşırtmış olmalı önmesiz birkaç soru sorduktan sonra k,başkasına döndü ve unuttu. Daha doğrusu ben öyle sanmıştım. Ta ki bir hafta sonra haberi babamdan duyana kadar! Continue reading »

Oca 052008
 

Böyle bir soru görmek sizin için nasıl bir duygu bilmiyorum ama umut iyi midir yoksa kötü müdür gibi bir anlam yaratabilir beyniniz de? Adım ümit ve geleneksel olarak da kültürümüz bize hep ümidin iyi bir şey olduğunu öğretti. Ama maalesef bu konu da adımla çelişmek zorundayım. Çünkü bence ümit iyi birşey değil ve asla mutluluk vermez.

Bu fikri nerden alıyorum? Atatürk’ün Ziya Gökalp hakkında bir sözü vardır; “Nasıl ki etimin ve kemiğimin babası Ali Rıza ise fikrimin de babası Ziya Gökalptir.” diye, elbette benim de fikir babam demesemde etkilendiğim filozoflar var v ne yazıkki bu yıllardır kitaplarını severek okuduğum Tolstoy değil de hep önyargı ile yaklaştığım Nietzsche… Continue reading »

Oca 032008
 

Google amcaya depresyon nedir diye sorduğumuzda karşımıza ilk sırada aşağıdaki dokuz belirtinin en az ikisinin bulunması halidir diye yazı çıkıyor. Bu dokuz belirti ise şunlar;
1-Hemen her gün ve günün büyük bir kısmında gözlenen çökkün bir duygu-durum hali ( kendini mutsuz,ağlamaklı,kederli hissetme hali).
2-Hemen her gün yaklaşık gün boyu süren tüm ya da çoğu etkinliğe karşı ilgi ve zevk almada azalma (daha önce keyif alınan işler,hobiler ve alışkanlıklardan artık hoşlanmama,mecburen yapma hali,(dünyayı verseler umurumda değil şeklinde bıkkınlık hisleri,bazı kişilerde cinsel isteksizlik ). Continue reading »

Oca 032008
 

Bir önceki yazıda mutluluğun benim için pek bir anlam ifade etmediğini yazmıştım ama dün beni mutlu eden iki şey keşfettim. Bunlar benim için mutluluğun tanımını yapmakta yardımcı olan şeyler.  Bunlardan birincisi yazdığım günlükleri okumak, ikincisi ise Zeki Müren dinlemek. Zeki Mürenin şarkıları genelde melankolik olmaına rağmen beni mutlu edebilmesi gerçekten ilginç. Bu çıkacak mutluluğun tanımı gerçekten ilginç bir şey olacak. Aslında bir önceki yazıda blog yazmaktan hoşlanmadığımı bunun beni mutlu etmediğini yazmışım ama bu aslında günlük yazmaktan çok farklı, günlükler genelde gizli olur ama blogları herkes okuyabilir.

Oca 012008
 

Mutluluk üzerine bir senaryo yazmaya karar verdiğimi belki hatırlarsınız. Ama sorun şu ki mutluluğum tam olarak ne olduğuna henüz karar vermedim. Bu sorunun doğru cevabı ise gerçekte benim için çok uzaklarda görünüyor. Bu yüzden mutluluğun benim için ne olduğunu değil de ne olmadığını bulmaya ve çıkan sonuçlara göre de mutluluğun tanımını yapmaya karar verdim.

Mutluluk benim için ne değildir?

Mutluluk benim için yılbaşı demek değil. Bu günde eğlenen insanları gerçekten anlamakta zorlanıyorum. Yılbaşı benim için bu dünyada mutluluğa kavuşmak için zamanımın azaldığını htırlatmaktan başka bir şey değil.

Mutluluk benim için yalnızlık değil. Dün gece tüm arkadaşların tatilde olması dolayısıyla yalnız geçirecebilirdim, ve bu gece yalnız klmayı düşünmek beni gerçekten mutsuz etti. Bu yüzden şehir dışından bir arkadaşı davet ettim:D

Mutluluk benim için içmek değil. Sarhoşluk bana göre değil.

Mutluluk benim için blog yazmak değil. Çünkü bunu gerçekten istemeyerek ama başka yapacak bir şeyim olmadığı zamanlarda yapıyorum.

Mutluluk benim için saatlerce internette pineklemek değil. Çünkü öyle olsaydı dünyanın en mutlu insanı ben olurdum.

Mutluluk benim için sınavlar yada ödevler değil, şu anda bir çok ödevim var ve hiçirisini yapmak istemiyorum.

Neyse şimdilik aklıma gelenler bunlar. Belki siz de sizin için mutluluğun ne olmadığını yazarak bana yardım edebilirsiniz!

Ara 252007
 

Geçenlerde arkadaşlarla gezerken sinemaya uğradık acaba gösterimde neler var diye bir bakalım dedik. Mahsun Kırmızıgülün yazdığı yönettiği ve oynadığı beyaz gelincik filmi varmış. Beş dakika geç kalmamıza rağmen filme girdik. Aslına bakarsak ben biraz da istemeden girdim çünkü bana göre bu film amatör bir filmdi ve Mahsun Kırmızıgülden de fazla bir beklentim yoktu. Continue reading »

Ara 052007
 

Facebook olayını duymayan kalmadı, ebeme sorsam bilecek nerdeyse. Günde milyonlarca ziyaretçi ve application ve diğer olanakları sayesinde birçok kişi için kazanç kapısı olacak gibi görünüyor. Hatta bazıları facebook ta kendi adsense reklamlarını yayınlıyor. Biz blogcularda bu fırsattan bir şekilde faydalanabiliriz. Continue reading »

Kas 152007
 

Hosting en önemli konulardan birisidir bir webmaster için. Ben de hosting konusunda şanssız biri olduğumdan dolayı yeni bir site açtım. Webmaster taraflı hosting eleştiri sitesi. Burada bu güne kadar kullandığım tüm hosting şirketlerini eleştireceğim. Ama ilk önce hosting konusunda dikkat edilmesi gerekenler diye bir yazı yazayım dedim ama yarım kaldı. Yorumlarınızla yazıyı tamamlayacağınızı umuyorum:D

Kas 152007
 

Arkadaşlar yazının konusu hosting hakkında. Bu konuda çok sıkıntılar çektiğimi itiraf etmeliyim ve diğer blogcu arkadaşlarında bu sıkıntıyı çekmemesi ve benim de bu sendromu tekrar yaşamamam için bir proje düşündüm.

Burada kullandığınız hostingi paketleri, fiyatı hızı, destek ve kaynak kullanımı konularında dürüst bir şekilde eleştirmenizi istiyorum. Yorumunuz yeterince uzun olmalı ve kriter yok aslında. Dürüst olmanız çok önemli. En çok beğendiğim yorumun sahibinin üç ay reklamını bu sitede yayınlayacağım.