
Hemen hemen herkesin başına gelmiştir bu olay; bir kelime düşünürsünüz ve o kelimeyi içinizden tekrar edersiniz ve bir süre sonra kelime anlamsızlaşır, onunla birlikte birçok şey anlamsızlaşır, kafanız karışır ve kafanızı şöyle bir silkeleyerekten kendinize gelmeye çalışırsınız.
Günümüzde bir çok hastalık var, bir çok sorun var ama bunların büyük çoğunluğu hızlanan yaşamın ağırlığı artan günlük sorumlulukların ve kısalan zamanın getirdiği duygusal sorunlardır. Ve bunların en önde gelenleri stress ve depresyondur.
Bunlardan kurtulmanın gerek biyolojik gerek psikolojik bir çok yöntemi var. İnternette basit bir araştırma yaptığınızdakarşınıza birbirine benzeyen bir çok çözüm önerisi çıkacaktır. Onları uygulayıp geçici polyanna çözümlerine teslim olabilirsiniz ya da yazının devamını okuyarak gerçek çözümü bulursunuz
Bir, teori vardır ki matrix filminin de konusunu oluşturur. Aslında gördüğümüz, duyduğumuz, tattığımız, dokunduğumuz şeyler beynimizin arka kısmındaki bir bölümde gerçekleşir. Bu herşeyin beinde gerçekleştiği, aslında fiziksel olarak öyle bir durumun olmadığına dair bir teoridir. Yani aslında bir ağaç gördüğümüzde gerççekte orda ağaç yoktur, ağacı beynimizde biz oluştururuz gibi…
Bu teori ne kadar doğrudur tartışılır ama gerçek olan bir tarafı var; duygularımız beynimizde oluşur ve kontrol edilebilir.
Beynimizde tekrar edip de anlamsızlaşan kelimeleri düşünün, kelimeler anlamını kaybeder çünkü ona o anlamı veren beynimzdir. Aynı şekilde duygularınıza da dışardan bakabilme yeteneğini kazanırsanız, acı hüzün, keder, depresyon, kızgınlık, stress… gibi duygular anlamsızlaşır ve bu zayıflıklara karşı kendinizi güçlü hissedersiniz.
Amaa….
Bir dezavantajı var. Bu duygulara mutluluk da dahildir. Mutlu olduğunuz anlarda bu gücü kullanırsanız bu duygu da anlamsızlaşır, ve bunu bir yaşam sitili haline getirdiğinizde aslında mutluluk hissine de elveda demiş oluyorsunuz….






Kozan Kalesi Gece Resimleri













